Sentinel-1 Görüntüleri ve Konvolüsyonel Sinir Ağları Kullanılarak Kıyı Bölgelerinde Rüzgar Hızı Tespiti


Öçer N. (Yürütücü)

  • Proje Türü: TÜBİTAK Projesi
  • Proje Grubu: Mühendislik-Mimarlık
  • Projenin Yürütüldüğü Birim: Mühendislik Fakültesi
  • Başlangıç Tarihi: Kasım 2024
  • Bitiş Tarihi: Kasım 2026

Özet

Karalara kıyasla daha güçlü ve istikrarlı rüzgarları barındıran deniz kıyıları, rüzgar enerjisi üretimi için cazip  alanlardır. Bu bölgelerde en uygun türbin kurulum alanlarının belirlenmesi karada olduğu gibi potansiyel sahalardaki uzun süreli rüzgar hızı ve yönü ölçümlerine dayanmaktadır. Bu bağlamda, en doğru potansiyel sahaların belirlenmesi, kurulumdan önce gereken zaman ve maliyeti en aza indirmek için çok önemlidir. Ancak karadaki durumdan farklı olarak kara-deniz-atmosfer etkileşimlerinin söz konusu olduğu kıyılarda rüzgarlar karmaşık bir yapıdadır ve meteorolojik gözlemlerin sınırlı olması nedeniyle rüzgarlar hakkında yeteri kadar bilgi bulunmamaktadır. Ön rüzgar değerlendirmesini gerçekleştirmek için kullanılan tekniklerden yerinde ölçümler ancak noktasal veri toplama kabiliyetinde, uzaktan algılamaya dayalı tekniklerden LiDAR hava koşullarına bağımlı ve yüksek maliyetli, uydu konuşlu sistemlerden saçılımölçerler ise geniş alanlarda ölçüm alma kabiliyetine sahip ancak çok düşük mekansal çözünürlükte veri üretebilmektedir. SAR sistemleri ise denizler için geniş alanlar üzerinde yüksek çözünürlükte rüzgar ölçümü sağlama becerisinde olmasına rağmen hız çıkarımında kullanılan geleneksel GMF modelleri rüzgar haritasının mekansal çözünürlüğünü SAR görüntüsünün doğal çözünürlüğünün çok altına indirgemekte ve ayrıca hız büyüklüğünü hesap edebilmek için ek veriler aracılığıyla yön bilgisine ihtiyaç duymaktadır. Bu araştırma önerisi, ek hiç bir veriyi kullanmadan Sentinel-1 görüntülerinden deniz üzerindeki rüzgarların hız büyüklüğü ve yönünü yüksek çözünürlüklü hesaplamak üzere eğitim verilerinin oluşturulmasını, bunların bir CNN modelinde işlenmesini ve alınan sonuçların çeşitli metriklerle değerlendirilmesini kapsamaktadır. Geliştirilecek model yardımıyla deniz üzerinde rüzgar enerjisi üretim potansiyeli yüksek olan sahaların güvenilir, hızlı ve ucuz bir şekilde ön tespitinin sağlanması ve özellikle kıyılar üzerindeki hava akımları ve etkileşimlerinin daha iyi anlaşılması hedeflenmektedir.